Devlog #2 — İlk oynanabilir prototip ve oyunun renkleri

Tasarım belgesinden çıkıp Unity’de ilk kez oynanabilir bir sahne kurduk. Küçük bir odada dolaşıyor, bir koltuğa oturuyor, dizine vurup kediyi çağırıyor ve kucağında seviyorsun.
Oyuncunun gerçek bir gövdesi var
Oyun birinci şahıs, ama oyuncu yalnızca havada süzülen bir kamera değil. Ayaktayken önünde ellerini, otururken bacaklarını ve kucağını görüyorsun. Kedi kucağa atladığında gerçekten dizlerinin üstüne oturuyor. Kamera kucağa eğilince kedinin yüzü, kulakları ve kuyruğu hep görüş alanında kalıyor.
Çekirdek döngü çalışıyor
- Oturduğun yerden kediye bakıp dizine vuruyorsun. Kedi duruyor, sana dönüyor, sonra yaklaşıp kucağına atlıyor.
- Sevdikçe kedi ısınıyor: önce mırlıyor, sonra kuyruğunun ucu kıpırdıyor, kulakları geriye yatıyor.
- Fazla ileri gidersen pati geliyor ve pençe doğrudan kameraya uzanıyor.
Her değişikliği oynayarak deneyen bir test
Her değişiklikten sonra sahneyi baştan sona kendi kendine oynayan bir test yazdık. Test oturuyor, kediyi çağırıyor, seviyor, pati yiyor ve her adımda ekran görüntüsü alıyor. Bir şey bozulduğunda hemen fark ediyoruz.
Oyunun renkleri
Oyunun görsel dili, Steam sayfası için hazırlanan kapsül görseliyle belirlendi: gün batımında sıcak bir oda, lavanta duvarlar, turuncu bir koltuk, fuşya ve şeftali aksanlar. O görselden 16 renklik bir palet çıkardık: sıcak turuncu, parlak altın sarısı ve şeftali; serin lavanta ve açık lila; konturlarda derin mor. Arayüz, oda ve bu site aynı renklerden besleniyor.
Oyuncu karakterinin kartı da hazır: kıvırcık kızıl saçlar, bol lacivert bir kazak, pembe eşofman. Birinci şahısta en çok kazak kolunu ve elleri göreceksin.
Sırada odanın kendisi var.